22/08/2008 10:57
Her halde bu ismi Türkiye’de tanımayan yoktur. Türküleriyle yürekleri dağlayan EDİP ‘le 35 dakikalık kısıtlı bir zaman içerisinde konuşabildik. Her şeyi dobra, dobra söyleyen, söylediklerinin arkasında duran, yan çizmeyen, içten bir Sanatçı Edip Akbayram. Üstelik Gaziantep’li. Üstelik'de aynı semtte büyüdük, çocukluk ve gençlik arkadaşım. Gaziantep’i çok seviyor… Hatta burnunda tütmesine rağmen çok sık gelemediği için üzgün. Ama ne yapsın, işi icabı İstanbul’da yaşamını sürdürüyor. Şimdi EDİP AKBAYRAM’la yaptığım ve her şeyi konuştuğumuz röportajı gelin birlikte okuyalım: TAYFUN ÇAKAR Soruyor
—T.Ç- Hoşgeldin memleketine sevgili Edip... —E.A- Hoşbulduk mahalle arkadaşım Eski dostum Tayfun Çakar —Edip’ciğim çok oldu görüşmeyeli —E-Çok oldu... —Saçlarımıza aklar da... Düştü... —Orasını boş ver, sağlık sorunun var mı? — Çok şükür, şimdilik yok... —Bende çok iyiyim... Hala yakışıklısın. —Teşekkürler… Edip’ciğim az sonra Ay Merkez’e kasetlerini ve CD‘lerini imzalamak için gideceksin, zamanın çok kısıtlı ilerleyen zamanda yayınlanması için seninle bir söyleşi yapsak nasıl olur... — Tabi canım hemen başlayalım... —Lütfen sorularıma kısa yanıtlar verirsen memnun olurum… sevgili Edip, doğup büyüdüğün kente gelmek nasıl bir duygu? —Gaziantep’e gelmek, yıllarca yaşadığınız anıları hissetmek gerçekten büyük bir duygu yükü... —Müziğe karşı ilgin nasıl ve ne zaman başladı... Ben biliyorum da, genç kuşaklar için soruyorum... —Lise sıralarında başlayan müzik tutkusu, biliyorsun kurmuş olduğumuz SİYAH ÖRÜMCEKLER ORKESTRASI amatörlüğümüzün başlangıç noktasıydı… Daha sonra ALTIN MİKROFON yarışmasında birinciliği kazanarak profesyonel müzik hayatına atılmış oldum... —Kaç yılda bir Gaziantep’e geliyor sun? —Canım Gaziantep’i görmek isterse... Yani Özlem duyduğum an sabah uçağıyla gelip akşam uçağıyla dönerim... Anamın yuvarlamasını ve dolmasını yemek bana büyük keyif verir... —Gaziantep’liler seni kendi memleketinde daha sık görmek istiyor... Bunun için sen de özel bir çaba sarf ediyor musun? — Bu bir arz talep meselesi... Ben zaten sık sık Gaziantep’e geliyorum ama bunun dışında konser etkinliği içinde Gaziantep’ten sanata ve kültüre yakın insanlardan çağrı olması lazım ki, bir araya daha fazla gelelim. —Edip’ciğim yaşamak nedir? -Yaşamak,direnmek,sevmek paylaşmak sevgiyi yürekte hissetmektir.. —Avrupa Birliğine girmek için halk oylaması gerekli mi? —AB’ye girmek çağdaşlığı yakalamak açısından çok önemli... Bence halk oylamasına hiç gerek yok... —İlham perisini sen mi ararsınız... Yoksa o mu seni bulur? —İlham perisi sanatçının geçirdiği 24 saatin içindedir... Kimi zaman duygu, kimi zaman başkaldırı duyguları notaya dökmeye yeterlidir hisleri... —Cimri insanlardan dost olmaz derler doğru mu? —Ben paylaşımcı bir sanatçı olarak, yapım gereği, zaten cimri insanlarla dost ve diyaloğum olmamıştır... Olmazda. —Mezar taşına ne yazılmasını isterdin? -“Şimdiye kadar dinlettim, şimdide ben kendimi dinliyorum” —En son hangi kitabı okudun? —Şu an Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul’un yazdıkları “Hiram Abbas’ın yaşamını sergileyen BAY PİPO kitabını okuyorum… Ülkemizin geçmişini öğrenmeleri açısından herkese de tavsiye ediyorum… —Bir gün Gaziantep’e yerleşmeyi düşünür müsün? —Sevgili Tayfun, biliyorsun İstanbul Türkiye’de sanatın merkezi sayılır... Bu nedenle Gaziantep’le iç içeyim, nefes nefeseyim... —En çok hangi tür müziği dinliyorsun? —Tarzım olarak yüksek volümlü müzik yaptığım için genelde enstü mantel ve de klasik müzik dinlemek beni çok dinlendiriyor… —Kendin hakkında duyduğun en iyi dedikodu neydi? —Ben özürlü olduğum için askerlik yapmadım… Herkes askerliğimi nerede yaptığımı sorar… —Bahar gelince, doğa kendini yeniler... Bahar da sen neler hisseder sin? —Baharla birlikte bende yüreğimin kıpır, kıpır olduğunu, her şeye rağmen yaşamanın çok güzel bir duygu olduğunu hissederim… —Kiminle içki masasında oturmak isterdin? —Nazım Hikmet ustayla içki masasında bir kadeh rakı içmek ve şiirlerini kendi sesinden dinlemek bana büyük bir haz verirdi... —Kendini tanımlayacak 3 sıfat söylermisin? —Realist, onurlu ve paylaşımcı bir Edip Akbayramım... —Gaziantep’te anılarının yoğun olduğu semtler nerelerdi? —Gaziantep’te Akyol’ da doğdum... Bitişiğinde senin doğup büyüdüğün Eblahan Mahallesi… Gaziantep lisesinin bulunduğu cadde, kırkayak kahvesi, Nil kahvesi, Şehreküstü öğrencilik yıllarımın unutulmayacak güzel mekânlarıydı. —Bir gün anılarını yazmayı düşünürmüsün? —Tayfun’cuğum, anılarımı yazmayı hiç düşünmedim.... Ama geçen zaman ne gösterir bilemem. —Neler komik gelir, nelere gülersin? -Sahtekâr insanlara çok gülerim... onlara kızmam gerekirken gülmek refleksini elimde tutamam. —Hangi yıllarda yaşamak isterdin? —Bence birey veya sanatçı çağıyla yarışmalıdır... Çağıyla entegre olmalıdır. Eğer birazda alt yapınız ve kültürünüz varsa, yaşadığınız çağdan da büyük bir keyf alırsınız diye düşünüyorum. —İlk aşkın kaç yaşındaydı? —İlk aşkım lise sıralarındaydı… Her genç gibi platonik duygular yaşadım… Sanıyorum 16 yaşındaydı. —Ülkemizin siyasi gündemiyle ne kadar ilgilisin? —Müzik yaşantım boyunca ülkemin siyasi gündemiyle hep iç içe oldum, olmaya da devam ediyorum... —Hayattan ders almak deyimi doğru mu? Sen aldın mı? Aldınsa nedir? — Bir deyim vardır… Tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır... İnsanlar okur kendilerini geliştirir… Ama hayat okulundan alınacak dersler onu daha da mükemmelleştirir... Sanıyorum bu dersi bende aldım... —Dünyada her sorunun cevabı verilebilseydi insanlar ne yapardı? —İnsanlar çok kültürlü olurlardı... Kültürle de bütün sorun olumlu koşullarda çözülürdü... -Medyaya kendini Gaziantepli olarak fazla lanse etmiyorsun nedenini açıklar mısın? —Aksine her yerde Gaziantepli olmaktan gurur… Duyduğumu Gaziantepli olmanın bir ayrıcalık olduğunu söylerim ve söylüyorum… -Şimdiye kadar etkisi altında kaldığın film isimlerini söyleyebilir misin? -YILANLARIN ÖCÜ Metin Erksan-UMUT Yılmaz Güney-VESİKALI YARİM Lütfi Akad-SEVMEK ZAMANI Metin Erksan-OTOBÜS Tunç Okan-ZÜĞÜRT AĞA Nesli Çölgeçen...Yabancı filmlerden de SPARTAKÜS ve BEN HUR ...Bu filmleri sayabilirim...Keşke elime geçse yeniden izleyebilsem... -Benim 500 'e yakın yerli ve yabancı,siyah-beyaz film arşivim var...Bu söylediğin filmleri sana hediye edebilirim... -Çok sevinirim... —Edip'ciğim, kaç çocuğun var? —İki çocuğum var Ozan Viyana’da ekonomi okuyor. Kızım Türkü İstanbul üniversitesi konservatuarı piyano öğrencisi. —Türk insanı bir araya gelince hep “MEMLEKETİ KURTARIR” sen kiminle veya kimlerle olunca memleket kurtarma muhabbeti yaparsın? —Ben içki sofralarında ucuz kahramanlıklarla memleket kurtarmalarının çok örneklerini yaşamış bir sanatçıyım... Daha düşünsel, daha niteliksel ve daha doğrusal bir biçimde, ülkedeki olumlu ve olumsuz politik gelişmeleri yıllardır söyledim, söylüyorum... Bunun en canlı tanığı da türkülerimdir. —Antep şivesiyle bir cümle kurar mısın? —Gaziantep şivesini hiç unutmadım… Bunu dostlarımda çok iyi bilir… Örneğin bazı terimleri söyleyeyim sana...” süllüm, mahmil, tağa, habbab...” gibi Yine örneğin” nişliyn yorum, yeriii sende, nedin gadasını aldığım…” gibi (uzun kahkahalar) —Edip’ciğim hiç aşk uğruna gizli gizli gözyaşı döktün mü? —Hayır, öyle bir duygu yaşamadım… —En büyük hayalin nedir? —Edip Akbayram konservatuarı kurmak... —İdeolojiler araç mı olmalı amaç mı? -İdeolojiler toplumların mutluluğu için geçerlidir...Bence olumlu yönde amaç olmalıdır. —Hayranlarınla paylaşacağın çok önemli bir sırrın var mı? —Yaşantım boyunca beni dinleyen sevgili dostlarımla aramızda hiçbir zaman gizli şeyler olmamıştır… Edip Akbayram açık bir insandır… Herkeste o açıklığını bilir ve tanır... —Sahnede bir an için Türk sanat müziği söylemek zorunda kalsan hangi eseri söylemek isterdin? —SORUNA MIRILDANARAK ŞÖYLE CEVAP VEREYİM …”Bir bahar akşamı rastladım size, sevinçli bir telaş içindeydiniz ,Derinden bakınca gözlerinize Neden başınızı öne eğdiniz…İçimde uyanan eski bir arzu Dedi ki yıllardır aradığım bu,Şimdi soruyorum,büküp boynumu,Daha önceleri neredeydiniz” —İlk aşklar unutulmaz derler doğru mu? —Sanıyorum doğru… Zaman zaman aklına geliyor. —Son zamanlarda hızla artan sanatçılar, sizleri geri plana itiyor mu? Yoksa sizde duyulan özlemin artmasına mı neden oluyor? —Bence son zamanlarda çıkan şarkıcı adayları bize duyulan sevginin, özlemin daha da artmasına neden olmuştur... Türkiye’de artık toplum şarkıcı ve sanatçı kavramına sahip çıkmaya başlamıştır... Bu da kültür adına olumlu bir gelişmedir. —Müzik dışında ne tür deşarj alanların var? —Müziğin dışında deşarj olduğum tek konu araba kullanmaktır… Sinirli olduğum zaman araba kullanırım ve beni hemen sakinleştirir. —25–30 yıl önceki müzik ile günümüz müziğini kıyaslar mısın? —Bu kıyaslamak çok uzun cümleleri kapsar… Ama 25–30 yıl öncesinin özeleştirisi yapılırsa, bizler çok olumsuz koşullardan, çok olumlu albümler üretmiştik... Tayfun’cuğum gerçekten de büyük başarı... Şimdi bilgisayar teknolojisinin gündemde olması bana şunu çağrıştırdı…”Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” —Sen bizlerden uzaktasın... Oralarda Gaziantep denilince akla neler geliyor... —Çalışkanlığı, üretkenliği, baklavası ve misafir perverliği akla geliyor —Edip’ciğim, görevli arkadaşlar seni almaya geldi... Her konuğumla olduğu gibi senden de bir fıkra rica ediyorum. —Adam doktora gitmiş... Gidiş o gidiş… —Teşekkür ederim —Ben teşekkür ederim… Görüşmek üzere...
|