GASTROPAHALI GAZİANTEP!

GASTROPAHALI GAZİANTEP!

Gastronomi kenti Gaziantep’te yöresel lezzetlerin tescillenmesini fırsat bilen restoranlar yüzünden, şehre özgü yemeklerin fiyatları aldı başını gitti. Markalaşan Gaziantep’i dünya çapında tanıtan yöresel tatlar beyran, paça, baklava ve lahmacunu artık Gaziantepli vatandaşların dahi yemeye gücü yetmiyor. Gaziantep’e okumaya gelen öğrenciler baklavayı lüx bulurken, beyrana ‘Özel gün çorbası’ diyor.

UNESCO tarafından Gastronomi kenti seçilen Gaziantep’te, kentin adını dünyaya duyuran geleneksel tatların fiyatı cep yakıyor. Kellenin tanesi 13 TL iken kelle paçanın porsiyonu 20 TL’den satılıyor. Baklavanın fiyatı 80 TL’ye kadar çıkarken vatandaşlar aldıkları maaşlarla, Gaziantep’e özgü baklavayı Gaziantep’te yiyememekten yakınıyor. Kente atanan memurlar ev kiralarının yüksek olduğunu, bu sebeple doyurucu ve ucuz şeyler yemeyi tercih ettiklerini söylüyor. Gaziantepliler, Gaziantep’e atananlar, Gaziantep’te okuyanlar ve Gaziantep’e gelen turistler şehrin lezzetlerini doyasıya tadamıyor. Gaziantep’te üniversite okuyan öğrenciler, Gaziantepli vatandaşlar ve akademisyenler gazetemize fiyatları değerlendirdi.

‘EN BÜYÜK ETKEN BÜYÜK FİRMALAR’

Gaziantepli Mehmet Aslan; “ Gaziantepliyim fakat fiyatlar yüzünden bizler öğrenci olmamamıza rağmen doyasıya beyran, kelle paça, lahmacun ve baklava tüketemiyoruz. Biz tüketemezken öğrenciler nasıl yesin? Bu fiyatların yükselmesinde en büyük etken büyük firmalar. Onlar özel piyasayı belirliyor ve diğer restoranlar da fiyatlarda onları takip ediyor” dedi.

‘KALİTE AYNI FİYATLAR FARKLI’

Yüksek Lisans öğrencisi Büşra Süzen (26): “Gaziantep’e özgü lezzetler markalaştı diye fiyatlarını da artırıyorlar. Kalite aynı, fiyatlar fazla. Tatlıyı ayda yılda bir defa yiyebiliyorum. Yurttan çıkıp üniversiteye yakın en ucuz dürümü tüketiyoruz. Ortalama bir öğrenci kendi giderlerini yetiştiremezken beyran tüketemez ki.  Bir öğüne 20 TL değil, öğüne 5-6 TL ayırabiliyoruz. Gaziantep’te yemek yemek isteyen öğrencilerin bile çalışması gerekiyor. Sadece yemek konusunda değil ev kiraları konusunda da tavanı gördük. Arz talep olayının üzerinde bir artış var. Arz arttıkça inşaat sayıları da artıyor. Fırsatçılık yapılıyor” dedi.

‘FİYATLARIN MİNİMUMA İNDİRİLMESİ GEREK’

Gaziantepli mağaza çalışanı Kerem Taşkın (32); “ Bugün beyran, kelle paça, katmer, lahmacun ve baklava ile övünüyoruz. Fakat bunların hepsi şuan normal standartlarda asgari ücretle geçinen bir işçinin veya bir memurun günlük ya da ayda bir sefer alabileceği ürünler değil. Fiyatların minimuma indirilmesi gerek. Fiyatları dengelemek kimlerin elindeyse bu merciler bu işe el atarsa turizm alanında daha ciddi yol kat edebiliriz. Tescillenen her ürünümüzün fiyatı artıyor. Katmer şuan 23 TL’den satılıyor. İlerde bulgurumuz tescillenince de bırakın dışarda beyran, kelle paça, baklava yemeyi fakirin fukaranın evine bulgur giremeyecek. Dürüm 5 TL, nohutun kilosu 12 TL. Dışarda dürüm yemek bile zorlaştı” dedi.

 

‘BEYRAN ÖZEL GÜN ÇORBASI OLDU’

Üniversite öğrencisi Esra Sevimli (18); “Öğrenci olarak beyranı sadece özel günlerde tüketebiliyoruz. Normal günlerde beyran, kelle paça, baklava tüketmek bizler için lüks sayılıyor. Bu lezzetleri canımız istediğinde de mecburen hijyenik olmayan, kalitesiz ve ucuz olanlarını tercih ediyoruz. Dışarıda yemek yiyeceğimiz zaman tavuk döner yiyebiliyoruz. Gaziantep’in yemeklerini övüyorlar fakat öğrenciler bunları tadamıyor bile” dedi.

‘KALİTEYİ ALALIM AMA KALİTEYİ UCUZA ALALIM’

İsmini vermek istemeyen bir akademisyen gazetemize şu açıklamaları yaptı: “Gaziantep’in turistik anlamda tanıtımı güzel.  Fakat bunu fırsat bilip insanların dışarıdaki sosyalleşme amacıyla, beraber yemek yedikleri mekanlarda Gaziantep ile adeta bütünleşmiş yeme içme kültürünün zenginleştiği ismi haklı gururu karalandığı günlerdeyiz. Bu gelişme Gaziantep için iyi bir gelişme değil. Gaziantep gastronomi şehri olduğunda çok sevindik, turistlerin geleceğini umduk, var olan lezzetleri tescilledik dedik. Uğun baklavanın kilosu 80 TL ile ölçüşüyor. Gariban vatandaşın bu lezzetlere ulaşabildiği yok. Beyran ile meşhur şehrimizde öğrencilerimiz beyran içemiyor. Bırakın öğrenciyi dışarıdan gelen memurlar bile ev kiraları yüzünden buradan kaçmak istiyor. Bu işe acil el atılması lazım. Belediyelerin yerel yönetimlerin komisyon, denetleme mekanizması ya da başka bir merci ile fiyatları görüşmesi gerekiyor. Serbest piyasaya saygılıyız fakat bu işi bir köşe dönme aracı olarak görmek çok kötü. Markalaşalım, kaliteyi alalım ama kaliteyi ucuza alalım. Biz kaliteyi vitrinden seyretmeyelim”

‘AİLEMİZE BAKLAVA GÖTÜREMİYORUZ’

Üniversite öğrencisi Kerem Çelik (20): “Baklavanın tadı diğer şehirlerde üretilenlere göre lezzetli olabilir fakat ailemize buradan baklava dahi götüremiyoruz. Öğrencinin maddi gelirini aşacak fiyatlara satılıyor. Paça ve beyranı ise tadamıyoruz. Herkesin maddi durumu aynı değil, herkesin tadamayacağı fiyatlarda” dedi.

‘YURT YEMEKHANESİNDEN YİYORUZ’

Üniversite öğrencisi Nilüfer Tüter (21): “Öğrenciler aldıkları burslarla yurt parasını zor ödüyor. Dışarıda yemek yemekten ziyade yurt yemekhanesini tercih ediyoruz. Baklava, beyran, kelle paça, lahmacun, katmer Gaziantep’e özgü fakat bu lezzetlerin en pahalı olduğu yer de Gaziantep” dedi.

23.11.2017 (Nevre SARAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin