AYNUR KOÇAK: “BENİM ABLAM İNTİHAR ETMEZ”

AYNUR KOÇAK: “BENİM ABLAM İNTİHAR ETMEZ”

Gaziantep’te 3 Eylül tarihinde balkondan düşerek hayatını kaybeden Sezay Koçak’ın ölümünü Adli Tıp Kurumu şüpheli bulmuş, soruşturma cinayet büroya devredilmişti. İntihar mı, cinayet mi soruları cevap ararken Sezay Koçak’ın kardeşi Aynur Koçak, ablasının intihar etmeyecek kadar hayata ve çocuklarına bağlı biri olduğunu belirtti. Sezay Koçak’ın vefatına ilişkin baş şüphelinin ise boşanmak üzere olduğu eşi A.Ö. olduğu öğrenildi. Yeniden ifadelerin alınmaya başlandığı dosyada Koçak ailesi, davanın sonuçlanmasını bekliyor.
Gaziantep’te 2 Eylül akşamı evinin bulunduğu apartmanın 3.katından düşerek 3 Eylül tarihinde gece yarısı hayatını kaybeden Sezay Koçak’ın şüpheli ölümü araştırılıyor. Adli Tıp Kurumu tarafından ölümü şüpheli bulunan Sezay Koçak’ın ölümüne ilişkin yürütülen dava genel soruşturmadan alınıp cinayet büroya devredildi.İfadelerin yeniden alınmaya başladığı dava dosyası Sezay Koçak’ın ölümünün netleşmesini sağlayacak. Sezay Koçak’ın son gece beraber yemek yediği ailesi, evlerinin neşe kaynağı kızları için halen gözyaşı döküyor.
“EVE ŞARKILAR SÖYLEYEREK UĞURLADIK”
Sezay Koçak’ın kardeşi Aynur Koçak, gazetemize yaptığı açıklamada, ablası ile geçirdikleri son geceyi anlattı. Aynur Koçak, ailecek hep birlikte yemek yediklerini, ablasının daha önce de boşanma davası açtığını ve ablasının hayatını 2 çocuğuna adadığını söyledi. Aynur Koçak, yaptığı açıklamada, “Ablam yemekte her zamanki gibi şen şakrak bir şekildeydi. Ertesi gün kızının tedavisi için Ankara’ya gidecekti. Yola çıkmadan önce ne giyeceğine kadar birlikte karar verdik, planlar yaptık. Ablamı eve şarkılar söyleyerek uğurladık. Ne olduysa bundan sonra oldu” dedi.
“OLAY YERİNE ÇAĞIRILMADIK”
Koçak, ablasını eve uğurladıktan sonra yaşananlara ilişkin, “Evde neler yaşandığını bilmiyoruz. Ablamı ısrarla aramamız üzerine gece E.Ö. bizi hastaneye çağırdı. Ablamın balkondan düştüğünü hastanede öğrendik. Ablam olay yerinde 14 dakika boyunca ambulans beklemiş. Ablam o durumdayken 5 dakikalık mesafede olmamamıza rağmen haber verilmedi ama A.Ö.’nün arkadaşları dahi olay yerine çağırılmış. Olay yerine çağırılmadık, ablamı ilk olarak hastanede görebildik. Hastaneye gittiğimizde ablamın eşi A.Ö.’ye ‘Benim ablam balkondan atlamaz, sen mi ittin’ dedim. Her şeye cevap veren A.Ö. bu soruma cevap vermedi. Hastanede ablamın vefat haberini aldık. A.Ö.’nün kolunda kan lekeleri vardı. ‘Kolundaki kanlar ablamın kanı mı’ dedim, ortamdan kaçtı gitti. Ablamın vefatının ardından A.Ö. ve bütün yakınları hastaneden ayrıldı. Sadece biz kız kardeşler orada kaldık” dedi.
“TELEFONU GÜNLER SONRA SAVCILIK ALDI”
Aynur Koçak, ablasının vefat ettiği evi görmek istediklerini belirterek, “Ablamı kaybettikten sonra, son olarak bulunduğu yer olan evine gitmek, aldığı son havayıbizler de nüfuz edebilmek için eve girmek istedik. Fakat ablamın eltisi D.Ö, bize evin savaş alanı kadar dağınık olduğunu ve bizi eve alamayacaklarını söyledi. Bizi eve hiçbir zaman almadılar. Ablamın eşyalarını almak istedik, giydiği son kıyafeti koklamak istedik, fakat eve giremedik. Sonrasında evi taşıdıklarını öğrendik. Telefonunu istedik, günler sonra Savcılığa teslim edildi. Telefonun içinde kanıtlar olabilir dedik fakat savcılık telefona günler sonra el koydu” şeklinde konuştu.
“ABLAM HAYATA BAĞLI, NEŞELİYDİ”
Ablasının hayata bağlı, neşeli biri olduğunu vurgulayan Aynur Koçak, “Ablam güçlü, kariyer sahibi, utanacak hiçbir şeyi olmayan, hiçbir sıkıntısı olmayan biriydi. Eşiyle yıllarca sorunlar yaşadılar, çocuklar için bekledi. Artık sabrı kalmamıştı, boşanacaklardı. Ablam, intihar edebilecek birisi değildi, hayata bağlı çocuklarına düşkündü” dedi.
KOMŞULAR DA İFADE VERDİ
Komşuların da ifade verdiğini aktaran Aynur Koçak, “Olay günü komşular tartışmalara şahit olduklarını söylediler. Çeşitli komşular ablamın ‘saçımı bırak,beni bırakın’ diye bağırdığını belirtiyor. Olay yerine ablamın eşi A.Ö.’nün birçok akrabası çağırılmış fakat bizim hastanede haberimiz oldu. Olay yerine herkes çağrıldığı halde biz ailesi olarak çağrılmıyoruz. Suçsuzsanız neden olay yerine çağırmıyorsunuz? Anne ve babama ablamın vefatını aynı gece söyleyemedik. Sabah hastanenin acilinde öğrendiler. Acımız çok büyük, ciğerimiz, neşe kaynağımız ablamızı yitirdik” dedi.
DAVA DOSYASI CİNAYET BÜRODA
Avukat Erkan Kuşçu, davanın seyrine ilişkin yaptığı açıklamada, “Sezay Koçak’ın ölümünü Adli Tıp Kurumu şüpheli bulduğundan dosya derinleşti. Dosya genel soruşturma bürosundan alınıp cinayet büroya devredildi. Sezay Koçak’ın hayatını kaybettiği haftada 4 kadının şüpheli ölümü meydana geldi. Bu sebeple savcılık cinayet büro oluşturdu. Sezay Koçak dosyasının Cinayet büroya taşınmasının sebebi ise bu olayın tamamen şüpheli olması, maktulün ailesinin beyanına göre valizine kadar hazırlamış ertesi gün Ankara’ya gidecekken balkondan düşüp ölmesi ve evde de misafir 2 kişinin varken hayatını kaybetmesinden dolayıdır” dedi.
BAZI DELİLLER HENÜZ TOPLANMADI
Av. Kuşçu, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor beklendiğini aktararak, “Olayın öncesi yaşananlar, Sezay Koçak’ın boşanmak için avukatla görüşmesi, tamamen hayatın olağan akışına uygun. Son gün bu olay yaşanmasa avukata vekalet verip, anlaşmalı boşanma şeklinde boşanma olacaktı. İntihar edecek insanların genel tutumları bellidir. Çocuklarına çok düşkün bir anne, kariyeri ortada, kendi ayakları üzerinde duruyor. Bu açık bir şekilde intihar değil. Sezay Koçak’ın herhangi bir psikolojik rahatsızlığı yok, antidepresan kullanımı yok. Durum bu şekildeyken intihar fikri çok uzak duruyor. En önemli nokta; Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nun durumu şüpheli görüp, gerekli delilleri toplayıp İstanbul Adli Tıp Kurumu’na göndermesidir. İstanbul’dan gelecek olan rapor var, bazı deliller henüz toplanmadı, tüm deliller toplanacak” ifadelerine yer verdi.
ADALETİN HIZLI İŞLEMESİNİ İSTİYORUZ
Av. Kuşçu, cinayet soruşturması olarak olayın araştırıldığını aktararak, “Sezay Koçak’ın telefonu için talepte bulunduk. Bizim ısrarımız üzerine yaklaşık 10 gün sonra telefon Sezay hanımın çalıştığı şirkete veriliyor. Polisler de şirketten telefonu alıyor. Telefona ilişkin bir rapor henüz elimize ulaşmadı. Soruşturma bir cinayet soruşturması ancak şüpheli tutuklu durumda değil. Soruşturma dolayısıyla ifadesi alınan komşular var. Komşuların beyanları yönünde acılı aile talepte bulundu. Önceden konuşmak istemeyen komşular, olayın ulusal çapta yankılanmasının ardından gördüklerini anlatmak istiyorlar. Medyanın buradaki rolü çok büyük. Olayın takipçisi olabiliyoruz. Medyanın böyle olayların üzerine düşmesinin, caydırıcılığı olacaktır. Adaletin hızlı ilerlemesini istiyoruz. Olay gerçekleşeli 4 ay oldu, hala bazı delillerin toplanmasını bekliyoruz. Sürecin hızlandırılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

14.01.2021 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin